Kapalıçarşı’da Bond heyecanı

Kapalıçarşı'da Bond heyecanı

007 James Bond” serisinin 25’inci filmi olan “Skyfall”in çekimleri için İstanbul, Adana ve Muğla’da tüm hazırlıklar son aşamasına geldi. Mekanları hazırlayan prodüksiyon ekibi çalışmaları tamamladı. 90 dakikalık filmin ilk 18 dakikasının Türkiye’de İstanbul, Adana ve Muğla’da çekileceği öğrenildi. Aksiyon sahnelerinin içerdiği ilk 18 dakikanın İstanbul’da Kapalıçarşı’nın çatısında başlayacağı, çekimlerde Ayasofya’nın da kullanılacağı öğrenildi. Film ekibinin İstanbul’daki çekimleri tamamladıktan sonra mart ayının ikinci haftası Adana’ya geleceği ve 14-18 Mart tarihleri arasında deneme çekimi yapacağı belirtildi. Daha sonra ise Adana’da garın yanı başında bulunan Kasım Gülek Köprüsü’nde ve tren vagonlarında başlayacak gerçek çekimlerin tarihi Misis’te, ardından da Almanlar tarafından iki uçurum arasına yapılıp 1912 yılında hizmete açılan 172 metre uzunluğunda, 99 metre yüksekliğindeki Varda Köprüsü’nde devam edeceği öğrenildi. Varda Köprüsü’nde Adana’daki çekimlerin son bulacağı, buradan Muğla’nın Fethiye ilçesine gidilerek, burada filmin Türkiye çekimlerine son verileceği kaydedildi.

“BOND İSTANBUL KAPALIÇARŞI’DAN DÜŞÜP, ADANA KASIM GÜLEK KÖPRÜSÜ’NDEN ÇIKACAK”

James Bond’u canlandıracak olan başrol oyuncusu Daniel Craig, senaryo gereği İstanbul Kapalıçarşı’nın çatısında motosikletlerle kovalamaca yaşayıp, Kapalıçarşı’nın çatısından Adana’daki Kasım Gülek Köprüsü’nden düşecek. Craig, daha sonra burada da aksiyon sahneleri çekerek, köprüden tren vagonlarına atlayıp trenle bir müddet gittikten sonra tarihi Varda Köprüsü’ne gelecek. Çekilen aksiyon sahnelerinin ardından Varda Köprüsü’nden düşen Craig, Muğla’nın Fethi’ye ilçesinde denizden çıkacak.

Ekibin Türkiye’deki 18 dakikalık çekim için şubat ayının sonunda Türkiye’ye geleceği ve çekimler için 2.5 ay Türkiye’de kalacağı öğrenildi. Yaklaşık 300 kişilik film ekibinin turizme büyük bir katkısının da olması bekleniyor.

Ian Fleming tarafından romanları için 1952’de yaratılan hayali bir İngiliz ajan karakteri olan 007 James Bond’un öyküleri, 1964’ten sonra Kingley Amis, John Pearson, John Gardner, Raymond Benson ve Charlie Higson tarafından yazıldı. Bugüne kadar bu öykülerden 24 James Bond filmi çekildi. Filmlerde James Bond karakterine bugüne kadar Sean Connery, George Lazenby, Roger Moore, Timothy Dalton, Pierce Brosnan ve Daniel Craig hayat verdi. Seri filmler, özellikle aksiyon sahneleriyle büyük ilgi çekti.

 

Efedrin nasil satin alınır?

 efedrin satin al

Güvenli bir şekilde efedrin satın almak için https://efedrinsatinal.wixsite.com/efedrinsatinal bu adrese tıklayabilirsiniz. Ürünler aynı gün kargoya veriliyor, kargoya verilirken ürünler kaliteli ve güzel bir şekilde ambalajlanıyor ve güvenlikli bir şekilde kargo şirketine veriliyor. Türkiye’nin farklı illerine göre genelde 1-3 iş günü arasında ürünler elinize gelir, ürün güvenli kargolamaya rağmen kargo taşıma sürecinde yaşanan sorun veya kırılan ampüller sayının tespiti ve kamera ile çekilmesi sonucu aynı gün telafisi tekrar kargolanıyor.

Efedrin nedir, efedrin yoğun fiziksel aktivite dönemlerinde kişinin performans arttırmasını sağlamak, yorgunluk hissi vermemesini sağlayan kondisyon, form gerektiren sporlarla uğraşanlar için mucizevi bir ilaçtır.

Bir dönem Maradona’nın kullanımı ortaya çıkmasıyla ünü yayılmış bugüne kadar gelmiştir, efedrin sipariş verdikten sonra %100 orjinal eczane malı osel marka Efedrin elinize geliyor. Kullanımı konusunda ise alternatif yollar var, biz en iyisi olarak bardağın 4 /1 i ılık neskafenin içine dökülüp içilmesini tavsiye ediyoruz, fakat enjekte yoluyla da kullanılabilir.

Site; https://efedrinsatinal.wixsite.com/efedrinsatinal
Ulaşım telefon; 0546 494 34 61

Konuş Benimle Angel

Konuş Benimle Angel

Sade bir dille kaleme alınmış olan bu roman aslında bir çeşit hikmet kitabı… Her insanı ilgilendiren temel ve büyük meselelerden birini, tıpkı Platon’un diyaloglarında olduğu gibi, tamamen farklı ve çağdaş bir perspektiften ele alan felsefi bir kitap…

Yazar hakkında:

İsviçreli yazar Evelyn Elsaesser, Valarino ‘ölümle burun buruna yaşayan insanların hayatları’ üzerine yaptığı çalışmalarını yirmi yıldır sürdürmektedir. Bu konuda kendisi dünya çapında bir otorite olarak bilinmektedir. Daha önceki kitaplarıyla ve çok sayıda konferansıyla, bu alanda Avrupa’nın önde gelen uzmanlarından biri olmuştur. ‘Konuş Benimle Angel’ yazarın üçüncü kitabıdır.

Kürk Mantolu Madonna

Kürk Mantolu Madonna

Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum Kürk Mantolu Madonna’yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum.’ imi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kollarıyla bizi sarar. Sorgulamadan peşlerinden gideriz ve hiç pişman olmayacağımızı biliriz. apıtlarında insanların görünmeyen yüzlerini ortaya çıkaran Sabahattin Ali, bu kitabında güçlü bir tutkunun resmini çiziyor. Düzenin sildiği kişiliklere, yaşamın uçuculuğuna ve aşkın olanaksızlığına (?) dair, yanıtlanması zor sorular soruyor.

Aşkın tarihini hiç merak ettiniz mi

Aşkın tarihini hiç merak ettiniz mi

 

BİLGİ Eğitim, her yaştan tarih meraklılarını buluşturan yeni bir sertifika programını başlatıyor. Eski Mısır’dan günümüze aşkın serüveninin anlatılacağı program Doç. Dr. Levent Yılmaz’ın eğitmenliğinde 25 Şubat’ta Santral Kampüsü’nde başlıyor.

İstanbul Bilgi Üniversitesi BİLGİ Eğitim tarafından açılan programda; Eski Mezopotamya, Mısır ve Yunan’da Platonik Aşk kavramından, Leyla ile Mecnun’a, Casanova ve Sürekli Aşk’tan, Aşk Evliliklerine uzanan farklı konu başlıkları yer alıyor. Geçmişten günümüze farklı çağların ve toplumların aşka bakışını inceleyen programa konu başlığına göre çeşitli akademisyenler de konuşmacı olarak katılacak.

İki modülden oluşan ve Haziran ayına kadar devam edecek olan program, lise ve üniversite öğrencileri, öğretmenleri ve her yaştan tarih meraklılarını biraraya getiriyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Levent Yılmaz’ın koordinatörlüğünü yürüttüğü programa katılan tüm katılımcılara sertifika verilecek.

Suç ve Ceza

Suç ve Ceza

Suç ve Ceza, dünya edebiyatının en çok okunan, en büyük romanlarından biri olarak kabul edilir. Sefalet içinde yaşayan, üniversite ile ilişkisi kesilmiş genç Raskolnikov, kendince bir kuram geliştirir ve hem kendisinin hem de yakınlarının sıkıntısına bir anda son vermek için, yaşamayı hak etmediğini düşündüğü, yaşlı, hastalıklı, insafsız, kaçık bir tefeci kadını öldürmeye karar verir. Dostoyevski, ilk bakışta bir polisiye romanı çağrıştıran bu metinde, insan ruhunu bir kez daha büyük bir sınav ile karşı karşıya getirir. Bizce yaşamayı hak etmediğine inandığımız bir insanı, kendi açımızdan geçerli nedenlerle öldürmek, aklın gerekçeleri ile ruhun sesini susturmak mümkün müdür? Rus kırsalına, aristokrasiye ve köylüye yönelen Tolstoy’dan farklı olarak, büyük kentin (Petersburg’un) karanlıkları içinde bir çıkış yolu arayan yalnız ve tecrit edilmiş insanların yolunu aydınlatmaya çalışan Dostoyevski, Raskolnikov’un işlediği suçun peşinde, varoluşun derinliklerinde dolaştırıyor bizi.

Marilyn ile Bir Hafta

Marilyn ile Bir Hafta

 

1956 yılının yazında, 23 yaşında genç bir delikanlı olan Colin Clark (Eddie Redmayne), Oxford’da okuduğu bölümü terk ederek, sinema sektörüne girer ve kendisini o sırada çekimlerine başlanan ‘The Prince and the Showgirl adlı filmin setinde, en alt kademedeki asistanlardan biri olarak bulur.Sir Laurence Olivier (Kenneth Branagh),efsanevi yıldız Marilyn Monroe (Michelle Williams) ve o dönem yeni evlendiği kocası, İngiliz tiyatro oyun yazarı Aurthur Miller’ı (Dougray Scott) merkezine alan film, asistan Colin’in gözünden Monroe’nun İngiltere’de geçen bir haftasını anlatıyor. Miller İngiltere’den bir süre ayrılmak zorunda kaldığında genç asistana da, Hollywood’a dönmeden önce güzel aktristi İngiliz sosyetesi ile tanıştırmak, gezdirmek ve eğlendirmek görevi düşüyor.

Colin Clark’ın günlüklerinden uyarlanan filmde iki genç insan arasında yaşanan karşı konulmaz çekim bir kez daha beyazperdeye taşınıyor. Simon Curtis’in yönetmenliğinde kotarılan yapımda, Marilyn Monroe’yu Aşk ve Küller filminin Cindy’si Michelle Williams canlandırıyor.

En son yürekler ölür

En son yürekler ölür

‘Sen, gözlerinden ateşler saçarak, zehirli oklarını bana yöneltirken, ben sana âşık oldum Nehir…’ ‘Sen, tüm şatafatlı tanımlardan sıyrılıp en doğal halinle, yaramazlık yapan çocuklar gibi boynunu bükmüş bağışlanmayı beklerken, ben sana âşık oldum Deniz…’ Yüreklere düşen ilk kıvılcımlar. Sonsuza dek süreceğine inanılan aşk, mutluluk. Ve o uğursuz kaza! Kadının belleğinde kalan son sözcükler ‘Sıkı tutun Nehir!…’

Kanye West film çekmeyi planlıyor

Kanye West film çekmeyi planlıyor

 

Ünlü rapçinin ekibi Abu Dhabi, Dubai ve Katar yönetimleriyle filmin prodüksiyonu için yazışmalara başlamış. Kanye West film projesinin detaylarını henüz açıklamadı ama tahminlere göre Kanye West’in amacı Orta Doğu’daki yaşam tarzını anlatmak ve doğuya karşı olan yanlış anlamaları ortadan kaldırmak.